SİYASET
Giriş Tarihi : 14-09-2026 01:06

Erdoğan’dan Samsun’da Önemli Açıklamalar

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışında sağlık yatırımlarından yeni hastanelere, 12 Eylül’den şehir hastaneleri vizyonuna önemli mesajlar verdi.

Erdoğan’dan Samsun’da Önemli Açıklamalar

Erdoğan müjdeyi verdi! "Karadeniz'in sağlık üssü olacak!"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışında yaptığı konuşmada dev tesisin faaliyete geçmesiyle kentin "sağlık şehri" unvanını resmen kazandığını ve bölgenin yeni şifa merkezi haline geldiğini vurgularken, önümüzdeki döneme ilişkin yeni şehir hastanesi projelerinin de müjdesini verdi.

Erdoğan müjdeyi verdi! "Karadeniz'in sağlık üssü olacak!"

Samsun'da dev sağlık tesisinin açılışını gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tören alanında önemli açıklamalara imza attı.

İşte Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:

 Buradan Samsun’un tüm ilçelerindeki, mahallelerindeki vatandaşlarıma selamlarımı iletiyorum. Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. İcraat var, icraat. Sıcağa rağmen sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.
Dün ve önceki gün bildiğiniz gibi Rize’deydik. Size Rizeli kardeşlerimin sıcak dolusu selamlarını getirdim. Orada da yapımı tamamlanan eserlerimizin açılış heyecanını yaşadık. Tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletimizin hizmetine sunmanın gururunu yaşadık. Şimdi de istiklalin şehri Samsun’dayız. Sizlerle birlikte şehir hastanemizin açılışını gerçekleştiriyoruz.

Şunu bir defa tüm samimiyetimle söylemek isterim. Gençler, Samsun bizim gururumuz. Samsun bizim göz bebeğimiz. Aşkımız. Sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık. Bundan sonra da olmayacağız. Birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor, eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan, bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihi vazifemizi yerine getiriyoruz.

"SAMSUN SAĞLIK ŞEHRİ OLACAK"

Değerli kardeşlerim, şöyle bir bakın. Burası, bak, Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun, bütün bu vasıflarına sağlık şehri unvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine, 1.027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani depreme karşı her türlü dayanıklılığa burası sahip. 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız ve diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2.066 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi, bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir

"HASTANEMİZDE 5.419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK"

Bitmedi. 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere hastanemiz en modern cihazlarla donatıldı. Samsun Şehir Hastanemizde 548’i uzman hekim olmak üzere 5.419 sağlık çalışanı görev yapacak. Hastanemiz sadece vatandaşlarımıza değil, çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandı. Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Fakat bitmedi. Şehir hastanemizde görev yapacak sağlık personelimizden de beklentilerimiz var. Bu ne demek? Artık Samsunlu kardeşim şehir hastanemize inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla, kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak. Ve bu şehir hastanesinde, yok yok. Burada inşallah mutluluk var. Hastanemizin hizmete girmesinde emeği geçen kurumlarımızı, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik ediyorum.

Şunu da ifade etmek istiyorum. Şehir hastanemiz, hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3.551 yatak ve 120 diş üniti kapasitesine sahip 27 yeni sağlık tesisi inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 acil sağlık hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini hizmete sunduk.

"SON 2 YILDA SAMSUN'A 1510 YENİ SAĞLIKÇI ATADIK"

Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son iki yılda 1.510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5.415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’ta 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje sürecinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.

Sevgili Samsunlular, çok değerli kardeşlerim, biliyorsunuz şehir hastaneleri projesi benim hayalimdi. SSK’lı bir işçi olarak sizler gibi bu kardeşiniz de geçmişte çok sıkıntı çekti. Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı kırkın üzerinde olan kardeşlerim gibi, ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil, bundan sadece yirmi beş, otuz sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık. 2002’de göreve geldiğimizde “Her işin başı sağlık.” dedik ve önceliklerimizin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduk. Ülkemizin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettik. Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye, bu alanda dünyada parmakla gösterilen konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl yüz binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz, modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Lise’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız. Ayrıca proje çalışmaları süren 8 şehir hastanemiz var. Bunların da tamamlanmasıyla Türkiye, 26.000’i aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacak. Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin “Allah razı olsun.” dediği bu hastaneler, maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. 

İsraf dediler. Bu hastanelere ne gerek var dediler. Sağlık sistemine hançer vuruyorlar dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki, sonuçta ne oldu? Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri, bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri, hamdolsun, ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakârlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner, ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda, “İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.” diyoruz. Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine, “İyi ki kulak asmamışız.” diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.

Sağlık altyapımızı şehir hastaneleri yanında, vatandaşlarımızın ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyütüyoruz. Ülkemiz genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastaneyle, 1.250’yi aşkın aile sağlığı ve sağlıklı hayat merkezi yapıyoruz. Yani sandıkta bize görev veren, bize yetki veren, bize sorumluluk yükleyen vatandaşlarımızın güvenine layık olmak için ter döküyoruz. İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz.

"TÜRKİYE'DE DARBELER DEFTERİ KAPANDI"

Değerli kardeşlerim, dün demokrasi tarihimize kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümüydü. Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasp edilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım, milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik. 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfî idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var. Milletimiz bu kötü gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir.” diyerek ses çıkarmıştır. O gün bugündür demokrasimize kasteden bütün girişimler başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Terör eylemlerinden Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.

Bu düşüncelerle Samsun Şehir Hastanemizin sizlere ve milletimize tekrar hayırlı olmasını diliyorum. Bir kez daha bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek, doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyor, sizleri Allah’a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla.

AlparslanAlparslan