Avrupa geceleri bazen sadece futbol değildir…
Bazen bir şehrin hayali, bazen bir taraftarın duası, bazen de “biz de varız” deme cesaretidir.
Samsunspor işte tam da böyle bir gecenin eşiğinde. Rakip Rayo Vallecano, üstelik deplasman Madrid. İlk maçta alınan 3-1’lik skor kağıt üzerinde dezavantaj gibi duruyor olabilir. Ama futbol, kağıt üzerinde oynanan bir oyun değil.
Bu şehir daha önce de imkânsız denilen hikâyeleri yazdı.
Samsunspor’un bugün geldiği nokta, aslında başlı başına bir başarıdır. Avrupa kupalarında son 16 görmek, Anadolu’dan çıkan bir kulüp için tesadüf değil; emeğin, sabrın ve inancın sonucudur. Şimdi ise bu hikâyeyi büyütme zamanı.
Madrid’de oynanacak o maç, sadece bir rövanş değil.
Bir karakter sınavı.
Çünkü böyle maçlarda taktikten önce yürek konuşur.
Koşudan önce inanç, skordan önce duruş belirler sonucu.
Evet, zor bir maç olacak.
Evet, rakip güçlü.
Ama Samsunspor’un sahaya koyacağı mücadele, sonucu belirleyecek en büyük faktör olacak.
Unutulmaması gereken bir gerçek var:
Bu takım yalnız değil.
Binlerce kilometre ötede bile o kırmızı-beyaz renklere gönül verenler ekran başında olacak. Dualar, umutlar, heyecan… Hepsi o 90 dakikaya sığacak.
Ve bazen futbolda en tehlikeli takım, kaybedecek bir şeyi kalmadığına inanan takımdır.
Samsunspor şimdi tam da o noktada.
Belki tur geçilir, belki geçilmez…
Ama eğer o sahadan “sonuna kadar savaştık” diyerek çıkılırsa, zaten bu şehir için en büyük galibiyet kazanılmış olur.
Çünkü bazı geceler skor tabelasında değil, hafızalarda kazanılır.






















