Samsun Özel Haber
Ulaşım zorlukları, otopark yetersizliği ve mevcut hastanelerin kapatılarak tüm yükün tek bir noktaya toplanması, hastalar ve yakınları için büyük bir mağduriyete dönüşen Samsun Şehir Hastanesinde ulaşım ve otopark krizi vatandaşı canından bezdirirken, hastane çalışanları da mağduriyetlerini dile getirmeye başladı.
Gazeteci Nefşin Mengü’ye mesaj gönderen bir hastane çalışanı hastanenin fiziki yapısından dert yanıp adeta hastane değil cezaevi gibi zor koşullarda mesleklerini ifa etmeye çalıştıklarını belirtti.
Gazeteci Mengü, ‘Samsun Şehir Hastanesinden çok izleyici maili alıyoruz. Hemen her kademede sağlık çalışanı arkadaşlar, koşullardan şikayetçi.
Gelen maillerden birisini isim vermeden paylaşmak istiyorum‘ notuyla hastane çalışanından gelen mektubu izleyicileriyle paylaştı;
“Size Samsun Şehir Hastanesi’nde ameliyathanede çalışan bir personel olarak yazıyorum. Açıkçası bunu biraz içimi dökmek için yazıyorum çünkü dışarıdan bakınca her şey çok modern, çok büyük, çok “iyi” görünüyor ama içeride durum pek öyle değil.
Biz zaten gün boyu ameliyathanede, doğal ışığın olmadığı kapalı ve karanlık bir ortamda çalışıyoruz. Saatler süren operasyonlar, yoğun konsantrasyon ve yüksek stres…
Böyle bir ortamdan çıkınca insanın nefes alabileceği, gün ışığı görebileceği bir alana ihtiyacı oluyor.
Ama bizim dinlenme odalarımız… aslında “oda” demek bile zor. Küçük, kapalı, karanlık ve yine gün ışığı almayan yerler. Yani ameliyathaneden çıkıp yine aynı şartlara giriyoruz.
Dinlenmek bir yana, insan daha da sıkışmış hissediyor.
Burası küçücük bir hastane değil, devasa bir şehir hastanesi. Ama personele ayrılan alanlar bu kadar yetersiz olunca insan ister istemez şunu düşünüyor: Bu kadar büyük bir yatırım yapılırken çalışanlar neden bu kadar göz ardı edildi?
Bu mesele sadece konfor değil. Yorgun, uykusuz ve doğru düzgün dinlenememiş bir sağlık çalışanı, ne kadar iyi hizmet verebilir?
Bu durum hem bizim sağlığımızı hem de hastaların güvenliğini etkiliyor.
Bunu şikayet etmekten çok, duyulmasını istediğim için yazıyorum. Belki siz gündeme getirirseniz bir şeyler değişir. Çünkü gerçekten bu koşulların düzeltilmesi gerekiyor.”















