DEPOYU DOLDURMAK DEĞİL ,GEÇİNEBİLMEK ZORLAŞIYOR DEĞİL

SİYASET - 27-09-2026 15:26

DEPOYU DOLDURMAK DEĞİL ,GEÇİNEBİLMEK ZORLAŞIYOR DEĞİL

GAZETECİ ALİ FUAT KUYUMCU

Bir süredir akaryakıt fiyatlarına bakarken insanın aklına aynı soru geliyor: Daha ne kadar? Şimdi de gözler 1 Ekim'e çevrildi. Benzinde eşel mobil uygulamasının sona ermesiyle birlikte, mevcut düzenleme değişmediği takdirde litre fiyatına yaklaşık 12,48 TL'lik bir artış gündemde. Sektör kaynaklarının hesabına göre benzinin litre fiyatı 90 TL'nin üzerine çıkabilir. Elbette bu rakam bugün itibarıyla kesinleşmiş bir zam değil; ancak ihtimalin kendisi bile vatandaşın neden artık akaryakıt tabelalarına endişeyle baktığını anlatmaya yetiyor. Asıl mesele ise yalnızca benzinin kaç lira olacağı değil. Çünkü akaryakıt zamlandığında sadece otomobilin deposu dolmuyor, hayatın tamamı pahalanıyor. Markete giden ürünün taşıma maliyeti artıyor. Servis ücretleri yükseliyor. Şehirlerarası ulaşım pahalanıyor. Çiftçinin tarlasına giden mazotun maliyeti değişiyor. Nakliyecinin hesabı değişiyor. Esnafın müşterisine ulaşma maliyeti artıyor. Kısacası pompadaki rakam, birkaç saat içerisinde bütün ekonominin farklı noktalarında karşımıza çıkıyor. Bugün aracına 1.000 liralık yakıt alan vatandaş, belki deposuna kaç litre girdiğini hesaplıyor. Oysa asıl hesap bundan çok daha büyük. Bir ailenin aylık bütçesinde ulaşımın payı ne kadar artıyor? Bir esnaf sattığı ürünün fiyatını ne kadar yükseltmek zorunda kalıyor? Bir emekli ya da asgari ücretli, her yeni zam karşısında hangi harcamasından vazgeçiyor? İnsanları yoran da biraz burada başlıyor. 26.09.2026 Çünkü vatandaş artık yalnızca zam geldiğinde üzülmüyor. Bir sonraki zammın ne zaman geleceğini düşünerek yaşıyor. Üstelik bu yıl akaryakıt fiyatlarında uluslararası petrol fiyatları, jeopolitik gelişmeler ve vergi düzenlemeleri aynı anda etkili oldu. Eşel mobil sistemi de yıl içerisinde birkaç kez yeniden düzenlendi ve 1 Ekim'de tamamen sona erecek şekilde planlandı. Elbette Türkiye'nin petrol fiyatlarını tek başına belirlemesi mümkün değil. Dünyadaki savaşlar, petrol arzı, Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler ve döviz kuru Türkiye'deki akaryakıt fiyatlarını doğrudan etkiliyor. Fakat vatandaşın baktığı yer çok daha basit: “Ben bu ay maaşımla ne kadar yol gidebileceğim?” Belki bugün konuştuğumuz 90 lira, yarın 100 lira olacak. Rakamların kendisi değişebilir. Ama değişmemesi gereken bir şey var: Vatandaşın nefes alabileceği bir hayat standardı. Çünkü mesele artık yalnızca otomobil kullanmak değil. Mesele işe gidebilmek, çocuğunu okula götürebilmek, hastaneye ulaşabilmek, tarlasını sürebilmek, ürününü pazara taşıyabilmek ve ayın sonunda mutfak masrafını karşılayabilmek. Akaryakıt tabelasında her yeni rakam yükseldiğinde aslında sadece bir litre benzinin fiyatı değişmiyor. Hayatın maliyeti yeniden hesaplanıyor. Ve galiba bugün milyonlarca insanın sormak istediği soru da tam olarak bu: Depoyu doldurmak neden her geçen gün daha kolay unutulup, geçinebilmek neden daha zor hale geliyor? 

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Candemir, “Biz gençlerimizin yalnızca diploma sahibi olmasını yeterli görmüyoruz

Candemir, “Biz gençlerimizin yalnızca diploma sahibi olmasını yeterli görmüyoruz

27-09-2026 - SİYASET

Samsun CHP İl başkanına Tepki :İlçe başkanı istifa etti

Samsun CHP İl başkanına Tepki :İlçe başkanı istifa etti

27-09-2026 - SİYASET