18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinliğinde Atatürk’ün adı anılmadığı gerekçesiyle töreni terk eden Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül, dikkat çeken açıklamalarda bulundu. İrevül, "Yayılan görüntüleri bir yurttaş çekiyor ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu etiketleyerek sosyal medyadan beni şikayet ediyor" diye belirtti.

Admin

18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinliğinde Atatürk’ün adı anılmadığı gerekçesiyle töreni terk eden Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül, 16 Ekim tarihinde emekli oldu. İrevül, olayın ardından planlı bir şekilde Hatay’a tayin edildiğini belirterek, Atatürkçü kesime gözdağı verilmeye çalışıldığını ifade etti. İrevül, "Yayılan görüntüleri bir yurttaş çekiyor ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu etiketleyerek sosyal medyadan beni şikayet ediyor. Zaten bu olay böyle duyuluyor" diye anlattı.

Avcılar Kaymakamlığı tarafından düzenlenen 18 Mart Çanakkale Zaferi anma etkinliğinde, Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül, okunan duada Atatürk’ün adı anılmadığı için duruma tepki göstermiş ve duayı okuyan öğretmenin yanına giderek “Sen Atatürk diye bir adam duydun mu? Neden duada hiç adını anmadın” dedikten sonra etkinlikten ayrılmıştı. Albay İrevül, 16 Ekim’de emekli oldu. Yaşanan olaya ilişkin sessizliğini Cumhuriyet’ten Leyla Kılıç'a bozan Önder İrevül, “O dönem Avcılar Milli Eğitim Müdürü olan Emin Engin’i dikkatli olması konusunda ikaz ettik. Çünkü daha önce protokolle ya da tören içeriğiyle ilgili sorunlar yaşanmıştı. Tören başlangıcında önce dua seremonisi oldu. Ne hikmetse, yaklaşık 6 dakika süren duanın kaydı yok. Bu duada memleketimizin bütün büyüklerin adı geçti ancak Ata’mın ismi geçmedi. Ben de dua bittikten sonra buna tepki göstererek salonu terk ettim. Ben çıkar çıkmaz arkamdan, Milli Eğitim Müdürü Emin Engin, ‘Komutan Kuran’dan rahatsız oldu’ diyerek tepkimi çarpıtmış” dedi.

"SÜLEYMAN SOYLU'YU ETİKETLEYEREK..."

Emin Engin’in basın açıklaması yapmasının suç olduğunu ve konuyla ilgili Kaymakamlığa bilgi verdiğini söyleyen İrevül, “Gereği yapılmadı ve niye yapılmadığını bilmiyorum. Devlet memurunun basın açıklaması yapması da tekzip yayınlaması da suçtur. Ayrıca şahsın kızı hangi sıfatla ve liyakatle alındığı bilmiyorum ama Kaymakamlık’ta çalışıyor. Üstelik maaşını Avcılar Hizmet Derneği diye vakıf veriyor” diye konuştu. Engin’in Muş’a Milli Eğitim Müdürü olarak atandığını kaydeden İrevül, “Bu adam maalesef Milli Eğitim Müdürü ve ben o öğrenci ve öğretmen arkadaşlarıma sabır diliyorum” ifadelerini kullandı. Kendisi üzerinden Atatürkçü kesime gözdağı verilmeye çalışıldığını anlatan İrevül, “Yayılan görüntüleri bir yurttaş çekiyor ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu etiketleyerek sosyal medyadan beni şikayet ediyor. Zaten bu olay böyle duyuluyor. Yaşanan olayla bizim üzerimizden Atatürkçü kesime gözdağı verilmeye çalışıldı ama gördüğüm destek bu çabanın bu ülkede her zaman boşa çıkacağını gösterdi” dedi.

"TAYİN PLANLI FAALİYETTİ"

İrevül, olayın ardından planlı bir şekilde Hatay’a tayin edildiğini belirterek, “Ben İstanbul’da bir Komando Tugayı’na tayin edildim. Bu tugayın görev yaptığı yerin bir kısmı Suriye’de bir kısmı Hatay Kırıkhan’da. Yapılan tayin planlı faaliyet. Benim görev yapabileceğim birçok birlik, karargah varken bir Personel Albayın İstanbul dışında gönderilebileceği birliğe gönderildim” diye konuştu.

Hatay bölgesinde görüntü vermemesi için talimat verildiğini söyleyen İrevül, “Benim kamuoyuna çıkmamı istemediler. Bunu makul bulduğumu belirterek 45 günü zorunlu durumlar haricinde dışarıya çıkmadan geçirdim. Bu yukarıdan komutanlara gelen bir emir, talimattı” ifadelerini kullandı.

Kendisine her kesimden destek geldiğini söyleyen Albay İrevül, “Bulunduğum görevle ilgili amirlerimden hiç destek görmedim. Komutanımı 15 gün sonra o beni aramadığı için ben aradım. ‘Gelin bana tepki verin ya da arkamda durun, bizim öğrendiğimiz komutanlık budur’ dedim. Ama o da renk veremedi. Normalde ilişiğimiz kesilirken gidip evrakımızı komutandan alırız. Benim ilişik kesme tarihimden bir gün önce o evrak gidip görüşmeyelim diye elime gönderildi” dedi.

"TEPKİ VERMEMEK VUKUATTIR"

Hakkında olaya ilişkin disiplin soruşturması açıldığını ancak işleme konulmadığını anlatan İrevül, “Albayım beni disiplin soruşturması gerekçesiyle çağırdı. Suçumun vukuat tekmili vermemek olduğunu söyledi. Ancak ortada vukuat yok. Çünkü ben TSK’yı temsilen oradayım ve Atatürk’ün adının geçirilmediği böyle bir durumda asıl tepki verememek vukuattır. Verdiğim tepki benim için sıradan bir durumdu. Gelen tepkilerle, bu coğrafyada bu zamanda üniformayla bunları söylemek cesaret ister diye düşünüldüğünü görünce, evet bir şeyler yapmışım dedim” dedi.

Emekli olma kararını yaşanan olaydan önce aldığını da kaydeden İrevül, “Sivil olarak Türk Milletinin çıkarı için hizmet etmeye devam edeceğim” derken, Türkiye’nin Suriye’de güvenli bölge oluşturmak amacıyla başlattığı Barış Pınarı Harekatına yönelik de, “Ordumuzun harekata başladığında bizlere düşen onları desteklemektir. Ülkemiz için her zaman göreve hazır olduğumuzu söylememize bile gerek yoktur. Üniformamızı çıkardık ama bizim içimizde bir üniforma daha var” diye konuştu.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Yılmaz Özdil: Anıtkabir'e gittiğinde seni en çok etkileyen nedir derseniz…
Yılmaz Özdil: Anıtkabir'e gittiğinde seni en çok etkileyen nedir derseniz…